2026’da kaynaklarımızı akıllı kullanarak, verimlilik ve dayanıklılık odağında büyümemizi sürdüreceğiz
--Burak ERDOĞAN--
Küresel belirsizlikler halen devam etse de ülkemizin üretim gücü, ihracat performansı ve girişimci yapısıyla büyümesini sürdürecek potansiyele sahiptir.
Türkiye ekonomisi 2025'te ılımlı bir büyüme sergilemiştir. Para politikasındaki kararlılıkla birlikte enflasyon ve faiz oranlarında kademeli bir iyileşme sağlanmıştır. Bu eğilimin 2026'da devam etmesiyle finansman şartlarında
daha elverişli bir ortam oluşması; ekonomik istikrarın güçlendiği ve özellikle uluslararası ilişkilerde yaşanacak normalleşmelerin küresel ticareti destekleyeceği bir yıl beklenmektedir.
Buna karşılık Orta Doğu’daki sıcak gelişmeler ve ABD-Çin eksenindeki gelişmeler ticari dengeler üzerindeki etkisini sürdürmeye devam edecektir.Enflasyon ve faiz oranlarındaki kademeli gerileme, yatırım ortamında istikrar ve ihracat pazarlarında toparlanma ile birlikte ekonomide daha dengeli bir büyüme bekliyoruz.
Ülkemizin taşıyıcı güçlerinden biri olmayı, ekonomik değer oluştururken toplumsal sorumluluklarımızı da yerine getirmeyi önemsiyoruz. Türkiye daha güçlü bir geleceğe yürürken, biz de üzerimize düşen payı kararlılıkla taşımaya devam edeceğiz.
2026 yılı hedeflerimiz doğrultusunda çalışmalarımıza katkı sağlayan çalışma arkadaşlarımıza, müşterilerimize,
tedarikçilerimize, iş ortaklarımıza ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum
Türkiye’de faaliyet gösteren işletmeler için 2026 bütçe ve planlama süreci, alışılmış yıllardan çok daha karmaşık bir zeminde ilerlemektedir. 2025 yılında yaşanan yüksek enflasyon, küresel jeopolitik gerilimler ve finansmana erişimdeki daralma, klasik bütçe yaklaşımlarının artık yetersiz kaldığını açıkça göstermektedir.
Bu tablo Türkiye açısından; enerji ve emtia fiyatlarında değişkenlik, tedarik zincirlerinde maliyet artışı ve yabancı yatırımcı ilgisinde azalma olarak yansımaktadır. 2026 yılı, küresel ekonomik belirsizliklere rağmen gelir ve verimlilik artışına odaklanan iyimser bir yaklaşımı beraberinde getirmektedir.
Teknolojik dönüşümün hızlandığı bu dönemde; sürdürülebilirlik, akıllı kaynak kullanımı ve güçlü müşteri ilişkileri ön plana çıkarılarak dengeli büyüme hedeflenmektedir. Orta Doğu’daki çatışmalar, emtia fiyatlarının hızla yükselmesine neden olmaktadır. İsrail-Amerikan saldırısının İran’a karşı başlatılması sonrasında, Hürmüz Boğazı üzerinden ham madde arzında yaşanan kesintiler fiyat oynaklığının sürmesine neden olmaktadır. Şimdilik özellikle petrol ve gaz,
gübreler, petrokimyasal türevler ve alüminyum etkilenmektedir. Küresel güç dengeleri değişmekte, iklim krizi derinleşmekte, teknolojik dönüşüm hızlanmakta ve toplumsal beklentiler yeniden şekillenmektedir.
Bu nedenle 2026, iyimser tahminler yılı değil; kontrollü ve dayanıklı yönetim yılı olacaktır. Ekonomik sinyaller karışık seyrederken jeopolitik gerilimler küresel piyasaları yeniden şekillendirmeye devam etmektedir. Teknoloji, özellikle yapay zeka, baş döndürücü bir hızla ilerlemekte; şirketlerin nasıl faaliyet gösterdiğini ve insanların nasıl çalıştığını
yeniden tanımlamaktadır. Yetenek modelleri değişmekte, sermaye yeniden daha serbestçe akmaya başlamakta ve paydaşlar, kuruluşların uzun vadeli değer planlamaları hakkında daha zorlu sorular sormaktadır. Kısacası, piyasa
şartlarındaki değişimler karşısında şirketler önde kalmak için çaba göstermektedir.
Bu yeni dönemde, dünyanın ilk on ekonomisi arasında yer almayı hak eden ülke potansiyelimize inanıyor; ortak akıl ve kararlılıkla büyük hedeflere yürümeyi amaçlıyoruz.
Saygılarımla,
Burak ERDOĞAN
Genel Müdür ve CEO
